5 Kasım 2009 Perşembe

tanrı hardalla iyi gider


rutubet kokuyordu içerisi.. o kadar yoğundu ki gözlerinizi kapatmanız gerekiyordu..

-buradan ne zevk alıyorsun?
-biliyorsun sadece burada yaşamayı seviyorum.
-burası bir pislik yuvası karafatma gibi kokuyor heryer.
-onların benim çocuğum olduğunu düşündüm zaman zaman..
-nasıl yani?
-etrafı temizliyorlar işte.. ne bileyim sabah uyandırıyorlar beni
-itiraf et.. sadece bu koku için buradasın.. bu koku seni cezbediyor değil mi?.. sen de diğer pislikler gibisin..
lanetlenmiş bir pislik.
-evet bu kokuya bayılıyorum..

cebimden silahı çıkardım ve kafasına dayadım.hiç düşünmeden çektim tetiği.. kafası dağıldı.. beyini duvarlara yapıştı.. benim de üzerime biraz kan geldi.. silahımın ucundan tüten dumanlar kan kokusunu buram buram burnuma getiriyordu..

bu yüzden mi bilmiyorum.. etraf karafatma doldu.. ve cesede doğru yöneldiler.. biri parçalanmış beynine doğru girdi. diğerleri kanını emerken bir kaç tanesi de üzerinde keşif yolculuğuna çıktı..

bunu görünce sinirlenip ezmeye başladım.. ezdikçe çıkan sesler sinirimi bozdu.. atlamak için pencereyi açtım..pencereyi açınca karşıma apartman boşluğu geldi.. ah nasıl da unutmuşum bodrum kat burası..

hızlıca evden çıkıp merdivenlere yöneldim.. ayakkabımın altında kalan karafatma ezmelerinin çıkardığı ses bir kaç basamak sonra yok oldu. 8 kat sonra çatıya çıkabildim..

derin bi nefes aldım içim rahatlamıştı.. oturdum çatı kenarına.. her zaman yaptığım gibi elimi koltuk altıma götürüp karıştırdım.. bir esrar gibi burnuma götürdüm elimi ve çektim içime..

gözlerim kapancak gibi oldu.. bu kokuya bayılıyordum.. ve bundan vazgeçtiğimi anımsayıp sinirlendim.. silahımı çıkardım ve burnuma dayadım.. tereddüt etmeden tetiği çektim..

martılara yem olmayı bekleyen vücudum karafatmalar tarafından keşfedilmişti..